TERMAL SUDAN GELEN SAĞLIK
TERMAL SUDAN GELEN SAĞLIK
TERMAL TURİZM
—————————-
Termomineral su banyosu, içme, inhalasyon, çamur banyosu gibi
çeşitli türdeki yöntemlerin yanında iklim kürü, fizik tedavi,
rehabilitasyon,egzersiz, psikoterapi, diyet gibi destek tedavilerinin
birleştirilmesi ile yapılan kür (tedavi) uygulamaları yanı sıra termal
suların eğlence ve rekreasyon amaçlı kullanımı ile meydana gelen turizm
türüdür.
ANKARA TERMAL TURİZM MERKEZİ OLACAK
ANKARA AYAŞ TERMAL TURİZMİNDE BAŞKENTİ OLACAK cazipx
Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Ticaret Odasında (ATO) Ankara Proje Tanıtım Toplantısındaki konuşmasında, Ankara’ya çok sayıda büyük proje kazandıracaklarını söyledi. Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan konuşmasının bir bölümünde şöyle konuştu: “Son projemiz termal turizm projeleri. Ankara ve çevreleri termal su noktasında oldukça zengin. Potansiyel yeterince değerlendirilemiyor. Ankara’yı termal turizmin de başkenti haline getireceğiz. Kızılcahamam, Güdül, Haymana, Çubuk, Çamlıdere, Ayaş ve Beypazarı’ndaki termal su kaynakları yeni bir konseptle değerlendirilecek, tesisler inşa edilecek.”


ALYA GORDİON TERMAL TATİL KÖYÜNE HOŞ GELDİNİZ

Kaplıcalarıyla ünlü Ayaş beldesinde SAĞLIK, TATİL VE YATIRIM imkanı sunan 5 yıldızlı –ALYA GORDİON TERMAL— TATİL VE SAĞLIK MERKEZİ —devre mülklerimizden alın, sizde kazanın, Pazar günleri ücretsiz TANITIM TURLARINA katılabilir, AYNI ZAMANDA ek iş imkanı da bulabilirsiniz .İletişim kısmından bize rahatça ulaşıp detaylar hakkında bilgi alabilirsiniz.
ANKARA AYAŞ TA YAPILACAK OLAN TESİSİN SATIŞ VE PAZARLAMASI DETAYLI BİLGİ İÇİN: 0 543 830 28 08 – 0 545 845 84 89 posta.365@hotmail.com –Alya Gordion Termalden Satılık Lüks Devre Mülkler– 1+1(70m2),2+1(125m2),3+1(140m2) devre mülk daireler:Oturma grubu,yatak odası takımı,mutfak takımı,Lcd Tv,Uydu yay.ankastre fırın, ankastre davlumbaz,buzdolabı,yemek masası,mermerit mutfak tezgahı,internet,dahili tlf,yangın alarmı,gaz alarmı,acil sağlık yardım butonu, banyo, WC, termal havuz. Sosyal tesiser:Fizik tedavi merkezi,konferans salonu, sinema salonu,fitness salonu, bowling salonu,çay-kahve salonu,bay-bayan yüzme havuzu,dinlenme salonu,agua park, go-card, çocuk parkı ve oyun bahçesi,lokanta, kafetarya, bay-bayan mescid,AVM,yürüyüş parkuru,,Fin hamamı, Türk hamamı, yörük çadırı. Ayaş’ın şifalı sularından sizde faydalanın, doktor gözetiminde kendi dairenizde termal havuzunuzun keyfini çıkarın,yeraltındançıkan sıcak su ile sizde genç kalın, sağlıklı olun, 10 ve 15 günlük dönemlerden birini seçin,tapulu, miras kalabilen bir devre mülkünüzde sizin olsun,ister sağlık, ister yatırım, isterseniz tatil amaçlı kullanın,.ŞİFALI SU İÇME OLARAK MİDE,BAĞIRSAK,KARACİĞER,SAFRA KESESİ,BÖBREK TEMBELLİKLERİ KUM VE TAŞLARI,KRONİK KABIZLIK,HORMON YETERSİZLİGİ,SİPASTİK KOLON,AĞIZ KURUMASI,ÜROGENİTAL SİSTEM İLTİHAPLARI,HER TÜRLÜ MİDE BAĞIRSAK PARAZİTLERİNE FAYDALIDIR.BANYO OLARAK ROMATİZMA,LUMBAGO,SİYATİK,NERVALJİ, NEVRİT,POLİNEVRİT,KADIN HASTALIKLARI,KIRIK VE ÇIKIKLARDAN SONRAKİ MAFSAL YAPIŞIKLIKLARINDA HAVUZ BANYOSU EN UYGUN TEDAVİDİR. TL den başlayan kampanya fiyatımızdan faydalanın, kısa süreli bu fırsatı kaçırmayın,ayrıca taksit imkanından faydalanabilirsiniz, arayın görüşelim, Ankara’dan her pazar ücretsiz tanıtım turlarımız vardır
HUZURLU VE SAĞLIKLI BİR YAŞAM AYAŞ ALYA GORDİON
DETAYLI BİLGİ İÇİN:
Telefon:0 543 830 28 08 – 0 545 845 84 89
E mail :posta.365@hotmail.com
GÜVENİLİR YATIRIM DEVREMÜLK SİSTEMİ
SICAK PARA
Şuna emin olun ki niyetimiz sizleri başı sonu belli olmayan maceralara sürüklemek değil,Gayemiz sizleri gerçekten karşılığında çok çok fazlasını alacağınız yerlere yönlendirmektir.
Eğer yatırım yapmak istiyorsanız, işte size fırsat.
Biraz sermayeniz varsa hiç tereddüt etmeden yatırım yapabileceğiniz bir alan.
Sistemin işleyişi şöyle;
Devre mülk satın alıyorsunuz ve bu devre mülkleri sistemin sahipleri sizin adınıza kiraya veriyor.
AYAŞ ALYA GORDİON TATİL KÖYÜNDE 12 AY BOYUNCA TÜM YERLER DOLU OLACAKTIR.
HER YIL KİRA GELİR GARANTİSİ VARDIR.
Termal Tatil Köyü Hakkında Her Türlü Bilgi İçin Bize Ulaşın..
Pazar günleri ücretsiz tanıtım turlarımız vardır.
Gsm : 0 545 845 84 89 – 0 543 830 28 08
Mail : posta.365@hotmail.com
Örnek olarak;
Sistemin sahipleri bu 10-15 günlük sürede devre mülkünüzü günlüğü 200 TL`den kiraya veriyor.
Size yıllık 2.000 TL-2.500 TL Gelir gelmiş oluyor.
Devre mülk 3 -4 yıl içinde kendini amorti ediyor.
HESABINIZI İYİ YAPIN !!!!!
Asgari ücretli bir işte çalışan birisi eğer kirada oturuyor ise İŞTE ÇÖZÜM
Devremülk sahibi olarak kira derdinden kurtulup KİRA GELİR SAHİBİ OLUN !!!
AYAŞ ALYA GORDİON TERMAL TESİSLERİNDE YERİNİZİ ALIN GELECEĞİNİZİ KURUN.
Yastık altında azda olsa paranız varsa yada ben ev sahibi olacam derseniz
Acele etmeyin !!!
ÖNCE DEVREMÜLK SAHİBİ OLUN.
3 SENE SONRA HEM EV SAHİBİ HEM DEVREMÜLK SAHİBİ OLUN.
ÜSTELİK ANA PARANIZ CEBİNİZDE KALSIN.
52.500 -100.000 ‘arasında 10 DEVREMÜLK SAHİBİ 1 YILLIK GELİRİ 15.000 __ 25.000 TL.
KİRA ZAMLARI İLE PARANIZI 3 _4 SENEDE AMORTİ EDERSİNİZ.
PEKİ !!! SATMAYI DÜŞÜNÜRSENİZ
5.250 TL ‘YE ALDIĞINIZ DEVREMÜLKÜN 2 SENE SONRA DEĞERİ EN AZ 11.000 TL.
AYAŞ TERMAL DEVREMÜLK TESİSLERİN DE SÜPRİZLERE HAZIR OLUN.
Siz ve ailenize ömür boyu sosyal yaşam özgürlüğü sunan Ayaş termalimizi görmeden karar vermeyin.
01.12.2012. teslim – 01.01.2013 hizmete hazır.
BEŞİ BİR ARADA
SAĞLIK-TATİL-EŞSİZ YATIRIM İŞ VE EK GELİR FIRSATLARI
Kür
——-
Tedavi etkeninin belli dozda, seri halde, düzenli aralıklarla, belli
sürelerle tekrarlanarak verilmesi ile uygulanan tedavi yöntemidir.
Kaplıca Tedavisi
————————-
Toprak, yer altı ve deniz kaynaklı mineralli sular, gazlar, peliodler
(çamurlar) ve iklimsel unsurlar gibi doğal tedavi unsurlarının yöredeki
iklim olanakları ve gerekli görülen diğer tedaviler ile birlikte kür
tarzında uygulandığı bir tedavi sistemidir.
Balneoterapi
—————–
Termomineral sular, peloidler ve gazlar gibi doğal tedavi unsurla-
rının banyo, içme ve inhalasyon (soluma) yöntemleri ile kür tarzında
tedavi amaçlı kullanılmasıdır.
İnhalasyon Uygulamaları
———————————–
Termomineral su zerrecikleri ile yapılan soluma uygulamalarıdır.
İçme Kürleri
——————
Mineralli sular ile kaplıcalarda ya da yaşanılan yerde yapılan içme
kürleridir.
Peloidterapi
——————
Doğal, jeolojik ve/veya biyolojik olaylar sonucu oluşan organik ve/
veya inorganik maddeler olan peloidlerin bir balneoterapi yöntemi
olarak kullanılmasıdır. Halk arasında şifalı çamurların tedavi amaçlı
kullanılması olarak bilinmektedir.
Klimaterapi
—————-
Hava sıcaklığı, nem, rüzgar şiddeti ve hızı, güneş ışınımı ve
benzeri iklimsel faktörlerin sistematik ve dozlanmış kür tarzında
uygulanmasıdır.
Talassoterapi
——————–
Koruyucu ve tedavi edici ve/veya kür amaçlı olarak tıbbi gözetim
ve denetim altında, deniz suyu iklimi ve unsurlarının kür tarzında
uygulandığı bir tedavi sistemidir.
Hidroterapi
—————-
Termomineral sular ile yapılan yıkama, duş ve dökme gibi
uygulamalardır. Ayrıca, her birey için özel olarak düzenlenen ve ideal
olarak amaca uygun inşa edilmiş havuzlarda gerçekleştirilen, sinir-
kas-iskelet sistemiyle ilgili fonksiyonları geliştirme-iyileştirme amaçlı
bir havuz tedavi programı olarak da tanımlanmaktadır.
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon
——————————————-
Kaplıca tedavisinde kullanılan elektroterapi, egzersiz tedavileri,
masaj ve diğer yöntemlerdir.
Medikal Tedavi
————————
Kaplıca tedavisi sırasında hastaya lokal veya sistemik olarak
uygulanan ilaç tedavi yöntemidir.
Destek Uygulamalar
—————————-
Sağlık eğitimi, diyet uygulamaları, günlük yaşam aktivitelerinin
düzenlenmesi, davranış değişikliği eğitimleri ve psikolojik destek
yöntemidir.
Termal Turizmde Hedefler
————————————
Kısa Vade
—————
Ülkemizde termal turizmin istenilen noktaya gelebilmesi
amacıyla jeotermal kaynaklarımızın bulunduğu sahalar dikkate
alınarak ve etaplamalar şeklinde tüm kaynaklarımızın
değerlendirilmesine yönelik çalışmalar başlamıştır. Anılan
bölgelerde yürütülecek çevre düzeni planlama çalışmaları
sonrasında 250 bin plan yatak kapasitesinin oluşturulması
hedeflenmektedir . Jeotermal suyun etkin bir şekilde
dağıtımını gerçekleştirmek amacıyla belirlenen pilot
bölgelerde mahalli idareler birliği ve dağıtım şirketi
kurulmasıyönünde çalışmalar yapılacaktır.
Orta Vade
—————-
Bakanlığımızca bugüne kadar ilan edilen termal turizm
merkezlerine ilişkin imar planları ve revizyon imar planlama
çalışmaları tamamlanması hedeflenmektedir. Kısa vadede
belirtilen pilot bölgelerde belirlenen illerdeki tecrübelerden
yararlanarak bu çalışmaların tüm ülkeye yaygınlaştırılması ve
bu doğrultuda bir milyon plan yatak kapasitesine ulaşılması
hedeflenmektedir. Termal turizme yönelik 200 bin yatak
kapasiteli tesisin işletmeye açılması beklenmektedir.
Uzun Vade
—————–
Ülkemizin Avrupa’da termal turizm konusunda birinci
destinasyon ülke olması, termal amaçlı 15 milyon turistin
ülkemize gelmesi, termal turizme yönelik 500 bin tesisin
işletmeye açılması hedeflenmektedir.
Bugüne kadar 2634/4957 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu
uyarınca ilan edilmiş ve halen yürürlükte bulunan 65 adet
Turizm Merkezi bulunmaktadır.
TÜRKiYE’DE TERMAL
Türkiye jeotermal kaynak zenginliği ve potansiyeli açısından
Dünyada ilk yedi ülke arasında yer almakta olup, Avrupa’da birinci
sıradadır. Ülkemizin termal suları, hem debi ve sıcaklıkları hem de
çeşitli fiziksel ve kimyasal özellikleri ile Avrupa’daki termal sulardan
daha üstünnitelikler taşımaktadır. Termal sularımız doğal çıkışlı ve
bol su verimli, eriyik maden değeri yüksek, kükürt, radon ve tuz
bakımından zengindir. Ülkemiz sıcaklıkları 20 ºC’nin üzerinde debileri
ise 2–500 lt/sn arasında değişebilen 1500′den fazla kaynağa sahip
bulunmaktadır.
Deniz kıyısında bulunan termal kaynaklar turizm çeşitliliği
açısından önemli avantajlar sağlamaktadır. Ayrıca dağcılık ve ormanlık
bölgelerinde bulunan termal kaynaklar ise çevre ve doğa kullanımı
dolayısıyla farklı çekici unsurlara sahiptir.
Termal turizmin sağladığı olanaklardan bazıları;
————————————————————–
*********12 ay turizm yapma imkanı,
*********Tesislerde yüksek doluluk oranına ulaşılması,
*********Yüksek istihdam oluşturulması,
*********Diğer alternatif turizm türleri ile kolay entegrasyon oluşturarak
bölgesel dengeli turizm gelişmesinin sağlanması,
*********Termal tesislerde insan sağlığını iyileştirici aktiviteler yanı sıra
sağlıklı-zinde insan yaratma, eğlence ve dinlenme olanaklarının da
bulunması,
*********Kür merkezi (tedavi) entegrasyonuna sahip tesislerin maliyetini
çabuk geri ödeyen karlı ve rekabet gücüne sahip yatırımlar
olmasıdır.
Ülkemizde 46 ilde 190 civarında kaplıca tesisi bulunmaktadır.
Kültür ve Turizm Bakanlığından termal amacına yönelik olarak (Sağlık
Bakanlığınca kür merkezi uygun görülen) turizm yatırım belgesi almış 10
tesisin yatak sayısı 2.461, turizm işletme belgesi almış 30 tesisin yatak
sayısı ise 8.562′dir. Yaklaşık olarak 16.000 yatak kapasiteli 156 tesis
ise yerel idare tarafından belgelendirilmiştir. Tedavi etkeninin belli
dozda, seri halde, düzenli aralıklarla, belli sürelerle tekrarlanarak
verilmesi ile uygulanan tedavi yöntemidir.
HASTALIKLARA GÖRE KAPLICALAR
—————————————————–
ROMATİZMALARDA
—————————
1- İltihab” Romatizma (Artrit):
—————————————–
Ateş, mafsallarda ağrı, şişlik, kızarıklık ve hareket güçlüğü, halsizlik,
iştahsızlık şeklinde kendisini belli eder. Kalbi ve sinir sistemini etkileyen;
çocuklarda ve yetişkinlerde görülen bir hastalıktır. Ateşli ve sükunetli
devreleri vardır. Ateşli devrede kaplıca tedavisi yerine yatakta istirahat ve
ilaç tedavisiuygulanır. İlaç tedavisi müsbet netice verip hasta ateşli
devreyi atlattıktan sonra kaplıca destekleyici bir tedavi olarak tavsiye
edilebilir. Bu durumda kaplıcanın şu faydaları görülecektir:
Mafsallardaki ağrılar azalır.
Ateş ve nabız normale döner.
Halsizlik ve iştahsızlık sona erer; hasta kendisini daha zinde hisseder.
Kansızlık ve kanda görülen romatizmal bulgular ortadan kalkar.
Yeni nöbetler engellenmiş olur.
2- Yaşlılık Romatizması (Osteoartrit)
—————————————————
Genellikle elli yaşın üzerindeki erkeklerde görülür. Geçmişte hastalanmış veya
kaza geçirmiş eklemleri tutar. Eklemler şişer ve hareket sırasında çok ağrı
verir. Parmak kemiklerinin uç eklemlerine yakın yerlerde kemik büyümesi
görülebilir. Ağırlık taşıyan eklemler, hareket sırasında gıcırtılı bir ses çıkarır.
Hastalık ilerlemiş ise; istirahat, fizikoterapi ve ortopedikmüdahaleden
sonraancakkaplıcatedavisiuygulanabilir.
3- Bir Hastalık Sonrasında Ortaya çıkan Romatizma (Romatoit Artrit)
———————————————————————————————-
Genellikle, yirmi-kırk yaş arası kadınlarda görülür. Sebebi tam bilinmemekle
beraber, iltihabi bir kadın hastalığından sonra ortaya çıktığı için; bir çeşit
bağışıklık reaksiyonu olduğu sanılmaktadır. El ve ayakların ufak eklemlerinde,
altçene kemiğinin kafatasına birleştiği yerde, köprücük ve göğüs kemiği
eklemlerinde ağrı ile birlikte şişlikler görülür. Hastalığın ilerlemesini
beklemeden bir doktora müracaat edilirse, kaplıca tedavisi çok iyi neticeler
verecektir.verecektir.
4-Doku Harabiyeti ile Neticelenen Romatizmalar(Fibrozit)
—————————————————————————–
Mafsal ağrıları ve tutuklukları ile birlikte; erkeklerde damar sertliği,
kadınlarda şişmanlama eğilimi görülür. Eklem yerlerindeki bağ doku
iltihaplanma sonucu yıkıma uğrar ve tutukluklara sebep olur. İlerlemesi halinde
hastada iştahsızlık, hareketsizlik ve beslenme bozuklukları görülür. Zaman
zaman vücut ateşinde yükselmeler olur. Kaplıca tedavisinin iyi neticeler ver-
diği gözlenmiştir.
HASTALIKLARA GÖRE KAPLICALAR
—————————————————–
5-AmeliyatSonrasıOrtayaçıkanEklemTutuklukları
Çeşitli iş kazaları sırasında, hareket sistemlerinde meydana gelen kırık, çıkık
ve ezilmelerin bazen ameliyatla tedavisi gerekmektedir. Ameliyat sonrasında
cerrahi müdahale gören eklem yerlerinde ağrılar ortaya çıkabilir. Bu ağrılar
için de kaplıca tedavisi çok iyi neticeler vermektedir. Dikkat: Kemik tümörü
olduğu teşhis edilen hastalar kesinlikle kaplıcaya gidemezler. Ayrıca,
romatizma ile ilgisi olmayan, mikrobik kemik ve mafsal hastalıklarında da
k a p l ı c at e d a v i s iu y g u l a n m a m a l ı d ı r .
KARACİĞER VE SAFRAKESESİ HASTALIKLARINDA
—————————————————————————
Siroz başlangıcında, karaciğer iltihabı (hepatit) tedavisinden sonra,
sarılıklarda, safra kesesi taşlarının tedavisinden sonra yeni taş teşekkülünü
önlemek için kaplıca kürleri tavsiye edilmektedir. Safra kesesi tembelliğinde,
safra kesesi ameliyatlarından sonra ortaya çıkan hazımsızlıkların tedavisinde
maden suları çok iyi neticeler vermektedir. Karaciğer ve safrakesesi
hastalıklarındasodalıvesulfatlısularkullanılmaktadır .
Dikkat: İlerlemiş siroz ve hepatit hastalıklarında kaplıcaya gidilmemelidir.
Kanama ve akıntıyı artıracağından tehlikeli sonuçlar doğurması kuvvetle
muhtemeldir.
KALP VE DAMAR HASTALIKLARINDA
——————————————————
Halk arasında, “tansiyonu olanlar sıcak suya girmemelidir” gibi yanlış bir inanç
vardır. İster yüksek tansiyonunuz, ister düşük tansiyonunuz olsun sıcak su
kaplıcalarına gönül rahatlığı ile gidebilirsiniz. Zira, sıcak maden sularının
tansiyonu normal seviyeye getirici sihirli bir tesiri vardır. Kalp çarpıntısı ve
asab” tansiyonu olanlar da aynı şekilde çekinmeden kaplıcadan istifade
edebilirler. Damar sertliğine bağlı tansiyonlarda maden suları çok iyi netice
vermekte, kalbin ve dokuların solunumunu artırarak damarları
genişletmektedir. Böylece kan dolaşımını normal seviyeye getirmektedir.
Dikkat: Eğer tansiyonun sebebi iç salgı bezlerindeki bir tümör ise, hastanın
öncelikle ilaçla tedavisi şarttır. Tedavi iyi netice verdikten sonra, damarların
bozulan dengesinidüzeltmek için kaplıcaya gidilebilir. Kalp yetersizliğinden
muzdarip olan hastalar ancak doktor kontrolünde kaplıcadan
faydalanmalıdırlar. Toplar damar hastalıklarında kaplıcanın son derece etkili
olduğu ve varis teşekkülünü önleyici bir rol oynadığı bilinmektedir. İçme şek-
linde tatbik edilen sülfatlı ve bikarbonatlı maden suları böbrek
rahatsızlıklarına iyi gelmekte ve vücuttan bol miktarda su atılmasını
sağlamaktadır. Karbondioksitli sıcak sular, tansiyon düşürücüdür. Kan
dolaşımını hızlandırır. Tuzlu ve iyotlu sıcak sular, iltihap kuruturken;
radyoaktif sıcak sular da ağrı dindirici ve sinirleri teskin edici özelliğe
sahiptir. Bunların ne kadar müddetle ne miktarda alınacağı mutlaka doktora
danışılmalıdır.
DÜNYADA TERMAL
——————————–
Dünya’da çeşitli ülkeler termal turizmin insan sağlığında önemli
bir yeri olduğunun bilincinden hareketle termal turizm konusuna önem
vermektedir. Termal turizm amaçlı olarak senede Almanya ve
Macaristan’a 10 milyon kişi, Rusya’ya 8 milyon kişi, Fransa’ya yaklaşık 1
milyon, İsviçre’ye 800 bin kişi gitmektedir. 126 milyon nüfuslu
Japonya’nın Beppu şehrine sadece 13 milyon kişi termal turizm amaçlı
olarak gitmektedir.
Avrupa’da birçok tedavi edici kaplıca merkezi mevcuttur.
Almanya, Fransa, İsviçre, İtalya, Yunanistan, Rusya, Macaristan ve Çek
Cumhuriyeti gibi ülkeler başta gelmektedir.
Termal turizm Avrupa ülkelerinden Almanya’da önemli sektör ha-
line gelmiştir. 263 adet resmi belgeli termal merkez bulunan Almanya’-
da tesislerin toplam yatak kapasitesi 750.000′dir. Almanya’nın
Stuttgart kentinde bulunan Das Leuze Kaplıca ve Rekreasyon
Tesislerini yaz aylarında günde 8000 kişi ziyaret etmektedir. Bu rakam,
yıllık ortalama 3000 kişi/gün olmaktadır. Hekim teşhisi ve raporu olması
şartıyla, kaplıca tedavilerinin hem özel hem de kamu sağlık sigorta
şirketleri tarafından tam veya kısmen karşılandığı ülkelerden biridir.
Çek Cumhuriyeti ve Slovakya’da son yıllarda çok gelişmiş tedavi
edici kaplıca merkezleri kurulmuştur. İki ülkede 60 tedavi edici termal
merkezi bulunmakta olup senede 500.000′e yakın hastaya tedavi
hizmetleri verilmektedir. Hekim raporu olması kaydıyla, sigorta
şirketleri tedavi masraflarını tam veya kısmen karşılamaktadır.
Ayrıca, Fransa’da 104, İspanya’da 128 adet ve İtalya’da ise
360 civarında termal tesis bulunmaktadır. Rusya’da çok sayıda kür
merkezi bulunmakta olduğu ve yılda 8 milyon turistin geldiği
belirtilmektedir
Japonya’da 1500 adet kaplıcada 100 milyon geceleme kapasiteli
termal turizm yapılmaktadır. Beppu’da 1000 litre/saniye jeotermal su
termal turizm amaçlı kullanılmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri’nde-
ki Arkansas eyaletinde ise 55 bin kişinin yararlanacağı termal tesislerin
yapılmış olduğu, Hawai’de turizmi 12 aya yaymak için termal sulardan
yararlanılarak yeni kurulan tesisler ile termal turizm ağırlıklı uygulama-
lara başladığı bilinmektedir.
HASTALIKLARA GÖRE KAPLICALAR
——————————————————
Ş İ Ş M A N L I K T E D A V İ S İ N D E
——————————————————
Banyo ve içme kürleri şeklinde tatbik edilen ve halk arasında “acı su” diye bilinen sülfatlı sular, vücutta depolanmış yağları yakarak fazla kiloları attırır.
Böbreğin faaliyetini hızlandırarak vücuttan su ve tuzun bol miktarda
boşalmasını temin eder. Ayrıca karaciğeri tembih ederek kandaki zararlı
p a r t i k ü l l e r i t e m i z l e r .
ŞEKER HASTALIĞINDA
———————————–
Maden sularının vücuttaki inselin ifrazatını artırdığı tespit edilmiştir. İnselin
ise vücudun şeker kullanmasını sağlar. Ensülinin etkisi iki yönlüdür:
Şekerin kandan dokulara geçiş hızını artırır.
Karaciğerin kana şeker verme hızını azaltır. Şeker hastaları sodalı suları,
içme ve banyo kürleri olarak alır. Kükürtlü suları ise yalnız banyo şeklinde
alır.
D A M L A ( G U T ) H A S T A L I Ğ I N D A
————————————————————-
Tıp dilinde “Mikris” adı verilen bu hastalığın belirtileri şöyle sıralanabilir:
Genellikle ayak başparmağında aniden gelen ağrı ve sancı ile kendisini belli
eder. Parmaklarda parlak bir kızarıklık görülür.
Sonra el başparmakları, diğer parmaklar, diz kapakları, el bilekleri ve
dirseklerde ağrı ile birlikte şişlikler başlar.
Hastada hafif ateş ve iştahsızlık görülür.
Tedavi edilmemesi halinde hastalık kronikleşir. Eklemlerde şekilsizlik ve ürik
asit kristalleri birikimi olur. Eklemlerde ürik asit kristallerinin birikmesi
sadece Gut hastalığında görüldüğünden “Romatizma” ile karıştırılmamalıdır.
Sebebi bilinmemekle beraber aşırı beslenen kişilerde sık rastlanmaktadır.
Kanı ürik asitten temizlemek için, hastalığın başlangıcında, sülfatlı sular çok iyi
netice vermektedir. Radyoaktif sular da mafsal ağrılarının giderilmesinde
kullanılabilir. Gut hastalığı ile birlikte böbrekte taş teşekkül etmiş ise; sodalı
su içmesini tavsiye edeceğiz.
B Ö B R E K H A S T A L I K L A R I N D A
————————————————————
Halk arasında “acı su” tabir edilen az mineralli sülfatlı sular, böbrek
rahatsızlığından muzdarip hastalara çok iyi gelmektedir. Bu suların, idrardaki
albümin oranını azaltıcı ve kanda birikmiş olan zehiri vücuttan dışarı atıcı
tesirleri vardır. Ayrıca böbrek taşlarını erittiği gibi, yeni taşların oluşmasını
da engellemektedir. Sülfatlı sular, aç karnına, günde iki defa, bir-iki bardak
içilerek alınır.
KAPLICA TEDAVİSİNİN YARARLI OLDUĞU DURUMLAR
———————————————————————————
Kaplıca tesislerinin kullandıkları termal suların fiziko-kimyasal
özelliklerine göre endikasyonları Kaplıcalar Yönetmeliği uyarınca Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenmektedir. Hastalıkların çeşidine göre uygun kaplıcasuyunun seçimi, yararlanma teknikleri ve süreleri bir doktor tavsiyesi ileyapılmalıdır. Genel olarak kaplıca tedavisi aşağıda belirtilen durumlarda yararlıdır.
Solunum Sistemi Hastalıkları
—————————————–
Astma bronşiyal, Aronik bronşit, Alerjik üst solunum yolu hastalıkları,
Pnömokonyoz’dır. Bu tür hastalıklarda daha çok klimaterapi uygulanmaktadır.
Cilt Hastalıkları
———————–
Egzema, Akne, Psöriasis, Nörodermit, Kronik rezidüel ürtiker’dir.
Kas- İskelet Sistemi Hastalıkları
——————————————-
Dejeneratif eklem hastalıkları(Kireçlenmeler), Yumuşak doku
romatizmaları, Bazı inflamatuar romatizmal hastalıklar (örneğin Ankilozan
Spondilit, Romatoid Artrit), Ortopedik girişimler sonrası, Travmalar
sonrası’dır. Bu tür hastalıklarda daha çok banyo kürleri uygulanmaktadır.
Kalp-Dolaşım Sistemi Hastalıkları
———————————————–
Kompanse kalp yetmezliği, Fonksiyonel dolaşım bozukluğu, Esansiyel
hipertansiyon, Varisler, Periferik arter hastalıkları, Esansiyel hipontansiyon
(özellikle ortostatik)’dır. Bu tür hastalıklarda daha çok banyo ve iklim kürleri
uygulanmaktadır.
Mide-Bağırsak- Metabolizma Hastalıkları
——————————————————-
Mide hastalıkları, Şeker hastalığı, Obesite, Gut, Karaciğer-Safra
kesesi fonksiyonel yetmezlikleri’dir. Bu tür hastalıklarda içme kürleri ve şifalı
çamur ağırlıklı olarak uygulanmaktadır.
Böbrek ve İdrar Yoları Hastalıkları
————————————————–
Kronik piyelonefrit,Kronik sistit, Kronik prostatit, Böbrek taşları, Fonsiyonel
yetmezlik’dir . Bu tür hastalıklarda içme kürü, şifalı çamur ve banyo kürü
ağırlıklı olarak uygulanmaktadır.
Kadın- Doğum Hastalıkları
————————————-
Genital organların müzmin hastalıkları,Vejetatif over yetmezliği, Fonksiyonel
sterilite (kısırlık), Ameliyatlar sonrası adhezyon profilaksisi, Dismenore(ağrılı
ve zor adet görme), Fluor (genital akıntı). . Bu tür hastalıklarda daha çok
banyo kürü uygulanmaktadır.
Nörolojik Hastalıklar
——————————
Merkezi ve periferik kronik inflamatuar hastalıklar, Omurga hastalıkları,
Travmatik lezyonlar, Spastik paraliziler, Nöro ve myopatiler, Vasküler
nörolojik hastalıklar, inme rehabilitasyonu, Nöro-vejetatif distoni’dir.
KÜR UYGULAMA TÜRLERİ-1
—————————————–
Kaplıca kür uygulaması bir uyarı ve uyum tedavisi olduğundan belirli bir
zaman aralığında ve doktor gözetiminde gerçekleştirilmektedir.
Kaplıca Banyosu
Banyolar soğuk (hipotermal; 34ºC’nin altında), ılık (izotermal; 34-35ºC
sıcaklıkta), sıcak (termal; 36-40ºC sıcaklıklarda) ve aşırı sıcaklık (hipertermal;
40-42ºC sıcaklıkta) olarak sınıflandırılmaktadır. Banyosüresi genellikle 20
dakikadır. Banyo uygulamaları tam,yarım, ve oturma banyoları şeklinde
yapılmaktadır. Banyolar genellikle 2-4 hafta süreyle, ya her gün (haftada bir
gün banyosuz geçer) yada gün aşırı bir kezyapılmaktadır. Banyo alma
sıklığı kaplıca doktoru tarafından ayarlanmaktadır. Bir kaplıca küründeki
banyo sayısı 15-20 arasındadır.
Kaplıca banyosu uygulama birimleri termal tedavi havuz/havuzlar, sıra
banyoları, lokal banyo aygıtları (yarım, oturma banyoları vb.), tedavi duşları
ve egzersiz havuzundan oluşmaktadır. Termal tedavi havuzlarında derinlik en
fazla 150 cm . olmalıdır.
Havuz çevresinde devamlı su değişimini sağlayan su taşırma olukları
yer alır. Havuz suyu kullanıcı başına saatte 1500 mililitre yenilenecek
biçiminde havuza verilir. Havuza girilmeden önce duş ve ayak dezenfeksiyon
kanalından geçilmesi sağlanır. Sıra banyoları biriminde banyo odasının alanı en az 5 m² olmalıdır. Banyo odasında sadece tedavi amacına uygun banyo küveti ve donanımı yer almaktadır. Küvetlerdekullanılan su her hastadan sonra değiştirilir ve usulüne uygun küvettemizliğinin yapılmasının ardından bir
sonraki hastanın kullanımına sunulmaktadır.
Solunum Yolu ile Kür (Gnhalasyon)
————————————————–
Solunum yolu ile kürler, minerali suyun gerekli teknik gereçlerle
endikasyonuna uygun çapta partiküllere bölünüp ortama salınarak solunum yolu ile alınmasıyla yapılmaktadır. Solunum yolu ile kür 28-31 ºC’lik sıcaklıklarda, 5-15 dakikalık sürelerde yapılmaktadır. Bu uygulama sırasında sıcaklık yavaş yavaş 28 ºC’ye kadar düşürülmektedir. Bu tür tedavilerde genellikle bireysel inhalatörler ve inhalasyon oda ve odaları kullanılmaktadır. Bazı kaplıcalarda ise, grup inhalasyonları için inhalatoryum denilen toplu inhalasyon mekanları vardır. Burada sıcaklık 22-25 ºC arasında tutulmaktadır.
Bütün bu sistemlerde mineralli suyun bakteriyolojik kirlenmesini
önleyici tedbirler alınmaktadır. Cihazların her bir hastanın kullanımından sonra dezenfeksiyonu için gerekli düzenleme yapılmaktadır.
KÜR UYGULAMA TÜRLERİ-2
——————————————
Çamur (Peloid) Uygulamaları
—————————————
Banyolar soğuk (hipotermal; 34ºC’nin altında), ılık (izotermal;
34-35ºC sıcaklıkta), sıcak (termal; 36-40ºC sıcaklıklarda) ve aşırı
sıcaklık (hipertermal; 40-42ºC sıcaklıkta) olarak sınıflandırılmaktadır.
Banyo süresi genellikle 20 dakikadır. Banyo uygulamaları tam, yarım, ve
oturma banyoları şeklinde yapılmaktadır. Banyolar genellikle 2-4 hafta
süreyle, ya her gün (haftada bir gün banyosuz geçer) yada gün aşırı bir
kezyapılmaktadır. Banyo alma sıklığı kaplıca doktoru tarafından
ayarlanmaktadır. Bir kaplıca küründeki banyo sayısı 15-20 arasındadır.
Peloidler banyolar şeklinde (tam, yarım ve oturma banyoları) ya
da daha çok paketler şeklinde kullanılmaktadır. Paket tarzında uygulama
en sık kullanılan peloidterapi yöntemidir. Çamur banyosu
uygulamalarında mineralli bataklar, deniz ve delta balçıkları ve
termomineral suyla karıştırılmış şifalı topraklar kullanılmaktadır.
Paketler vücudun bellibölgelerine uygulanmaktadır. Sıcaklıkları 50 ºC’ye
kadar olabilen çamurların uygulama süresi genellikle 30-40 dakikadır.
Uygulama sıklığı da iki veya üç günde bir olup bir kürde ortalama 15-18
uygulama yapılmaktadır.
Çamurların banyo şeklinde kullanımı daha çok turbalarla sınırlıdır.
Tam çamur banyosu uygulamalarında suyun sıcaklığı 39 – 40 ºC arasında
tutulmakta olup banyo süresi 15-20 dakikadır. Bu tür banyolar haftada
2-3 kez olmak üzere bir kürde 8-10 defa uygulanmaktadır. Yarım banyo
uygulamalarında suyun sıcaklığı 38 – 42 ºC arasında tutulmakta olup
banyo süresi 10-25 dakikadır. Bu tür banyolar haftada 2-3 kez olmak
üzere bir kürde 10-12 defa uygulanmaktadır. Oturma banyosu
uygulamalarında ise suyun sıcaklığı 39-44 ºC arasında tutulmakta olup
banyo süresi 15-30 dakikadır. Bu tür banyolar haftada 3-4 kez olmak
üzere bir kürde 12-16 defa uygulanmaktadır.
Uygulamalardan sonra ılık bir duş ile vücut çamurdan temizlenmektedir.
Çamurun temizlenmesinden sonra hasta kurulanır ve 30-60 dakika
süreyle dinlenir. Bu tedavi yöntemi doktor yönlendirmesi ve
gözetiminde romatizmal hastalıklar, post-travmatik, postoperatif,
ortopediklezyonlar, jinekolojik rahatsızlıklar ve bazı sindirim ve
ürogenital kronik hastalıklarında uygulanmaktadır.
KÜR UYGULAMA TÜRLERI-3
——————————————
Gaz Banyosu
———————–
Gaz banyosu, genellikle karbondioksitle yapılmaktadır. Karbondioksitli
sular ile yapılan banyo yöntemi olan karbondioksitli sıvı banyo uygulamalarında, suyun sıcaklığı 33-35 ºC arasında tutulmakta olup banyo süresi 15-20 dakikadır. Banyo sayısı genellikle 3 ila 5 hafta süreyle 15-20 arasındadır.
Karbondioksit banyolarında sıklıkla önerilen iki gün üst üste banyo yapılıp,
üçüncü gün araverilmesidir. Bu tür tedavi yöntemi kardiyovasküler sistem
hastalıklarındauygulanmaktadır.
Ayrıca, özel kabinde yalnız gaz verilerek yapılan tedavi şekli de vardır. Bu tür
uygulamalara da “kuru karbondioksit banyosu” adı verilmektedir. Hasta bu tür
tedavi şeklinde özel kabinde karbondioksit buharı içinde oturtulur ve
kabindeki gaz ortamının üst düzeyi kişinin koltuk altı seviyesini aşmaz. Gaz
ortamının sıcaklığı genellikle 20 ºC’de tutulmakta olup banyo süresi 20-30
dakika arasındadır.
Banyodan sonra, hastada görülen ter kurulanır ve hasta yarım saat ka-
dar serin ortamda dinlendirilmektedir. Bu banyo yönteminin avantajı su banyo-
sundaki hidrostatik basıncın etkisinin ortadan kaldırılmasıdır. Bu tür banyolar
daha sonra karbondioksitli su banyolarına geçiş için başlangıç tedavisi olarak
da kullanılmaktadır.
İçme Kürleri
——————–
Balneoterapide termomineral sularla yapılan banyolardan sonra en çok
kullanılan yöntem, “doğal mineralli suların belirli bir sürede, gün boyu bölünmüş
dozlarda ve belirli miktarda içilmesi ile yapılan içme kürleri”dir. İçme
kürlerinde kullanılacak su, içme yerine ve hijyenik koşullara dikkat edilerek
doğrudan kaynaktan ve bekletilmeden ulaştırılmaktadır. Burada kullanılan
mineralli su, kimyasal birleşimine bağlı olarak sindirim sistemi organ ve
fonksiyonlarını doğrudan, böbrekler ve idrar yollarını ise dolaylı olarak
etkilemektedir. Kür tarzında belirli sürede ve miktarlarda mineralli suların
içilmesi, organizma üzerinde genel olarak olumlu bir etki yaratmaktadır. İçme
küründe günlük içilecek su miktarı genel olarak genel olarak bazı aktif
mineral içerenler dışında (örneğin demirli sular) vücut ağırlığının her kilogram
başına yaklaşık 10 ml, diüretik etkili olanlarda 20 ml’dir. Bir miktar su günlük
olarak yarım saten az olmayan aralıklarla alınır. İçmenin yemeklerle olan
ilişkisi doktor tarafından belirlenmektedir. İçme küründe kullanılan suyun
sıcaklığı genellikle 25 ºC olup kür süresi ortalama üç haftadır.
SPA (Salus Per Aquam) Nedir?
——————————————–
Son zamanlarda insanlar onun hakkında çok şey konuşmaktadırlar,
fakat nedense bir çok kişi SPA sözcüğünün gerçekten ne anlama geldiğini
tam olarak bilmemektedir.Kısaca, “su ile gelen sağlık” anlamını veren
“SPA” sözcüğü ile ilgili aynı anlamı taşıyan fakat, farklı şekillerde yazılan
kelimeler görmek mümkündür.Örneğin; “Salus Per Aquam”. “Sonus Per
Aqua” “Salut Per Aqua” “Sanitas Per Aquas” bu sözcüklerin ortak anlamı;
Latince’de, su ile gelen sağlık, sudan gelen sağlık anlamını
vermektedir.Latince “Sanitas”, “Sağlık”, “Aqua”, “Su” kelimelerinin
birleşimi sudan veya suyla gelen sağlık olarak bilinmektedir.Genel anlamda;
sağlığı, zindeliği, estetik ve güzelliği, iyileşmeyi su ve suyun iyileştirici
gücüyle kazanma denebilir.SPA yukarıdaki anlamlarının yanı sıra, bireye
bedensel ve ruhsal açıdan iyileştirme ya da terapi hizmeti sunmayı
amaçlayan merkez anlamına da gelmektedir.Tarihsel olarak bakıldığında
spa?nın geçmişi Roma imparatorluğu?na kadar uzanmakta. Savaşlardan
yorgun ve perişan dönen Romalı askerlerin yaralı bedenlerini iyileGtirmek
için inşa ettirdikleri banyolardaki tedaviye o dönem “Sanus Per
Aquam” [SPA] –sudan gelen sağlık- adı verilirmiş. Hatta bu dönemde aynı
sebeple Belçika?da kurulan, 14. yüzyılda meşhur olan ve günümüze dek
gelen Spa isimli bir şehir de kurulmuş. Roma?da başlayan fakat Avrupa?da
farklı şekillerde gelişen spa kültürü; tarih içinde, mineral suları, deniz
suyu kullanımı ve daha pekçok terapiyi kapsamış. Spa kültüründe, tarihsel
olarak ana tema tedavi olarak ön plana çıkmakta ve bunun belirleyici
formu da hidroterapi.Kişilerin problemlerine göre her türlü ihtiyaçlarını ve
beklentilerini karşılayan ve sağlıklarının daha iyiye gitmesi amacıyla
kurulan ve güzellik merkezlerine bile Spa adı verilmeye başlandı. Yani,
sağlık merkezi, sağlık kulübü, dinlence ve terapi merkezi anlamına
gelmektedir.Spalardaki tedaviler ıslak terapiler (hidroterapi), kuru
terapiler (masajlar, vücudun sarılıp sarmalanması), zindelik terapileri
(oksijen teneffüsü) ve güzellik terapileri olarak sınıflandırılabilir. Bir spa
merkezinde genellikle bir sauna, buhar odası ve spa havuzu bulunuyor.
Kelime anlamından daha geniş bir kapsama sahip olan SPA günümüzde
yalnızca su ve çamur terapilerini değil sıcak su havuzu, çeşitli masaj
terapileri, aroma terapileri, güzellik ve bakım gibi sağlık kür hizmetleri
veren tesislere verilen bir isim olup su ile iyileşme, suyun kullanımından
gelen sağlık, suyun sıcak, soğuk ve farklı biçimlerdeki akıtma, damlama,
püskürtme gibi uygulamaları ile kazanılan dinlenme ve ferahlama
duygularının edinildiği bütünleyici terapi anlamında da kullanılmaktadır.
SPA (Salus Per Aquam) Nedir?
———————————————
Uluslararası SPA Birliğinin yapmış olduğu sınıflama ve tanımlar
aşağıda verilmiştir. Buradaki sınıflamada adı geçen SPA çeşitlerinden
bazıları, SPA konseptine uygunlukları ve gerçek SPA tanımına uyumları
ise tartışılabilir.
1. Kulüp Spa: Fitness gibi sağlık hizmetlerini sunan kulüplerdir.
Ayrıca günlük kullanıma dayalı Spa hizmetleri de sunulmaktadır.
2. Yolcu Gemisi-Cruise Spa: Bir yolcu gemisinde verilen wellness
hizmetleri yanında Spa menüsü de bulunan kulüpler olup profesyonel
tedaviler, kişisel egzersiz ve terapi programları sunulmaktadır.
3. Günlük Spa (Day Spa) :En yaygın Spa türü olup günlük Spa
hizmetleri sunulmaktadır.
4. Ziyaret/Tatil Destinasyon Spa: Fiziksel sağlık ve eğitim
amaçlıprofesyonelce yönetilen hizmet programları ile yerinde
konaklamayapılması yoluyla sağlığın iyileştirilmesine yönelik
hizmetler sunulmaktadır.
5. Sağlık/Medikal/Tıbbi Spa: Geniş kapsamlı sağlık ve wellness
bakımlarını, geleneksel Spa hizmetleri ile birlikte alternatif ve modern
tedavi hizmetlerinin verildiği merkez olup sağlık personeli tarafından
verilen uygulamaları da kapsar.
6. Termal/Mineral/Kaplıca Spa: Kaynağından alınarak kullanılan
doğal mineral, termal veya deniz suyu ile yapılan wellness – spa
hizmetlerini ve hidroterapi uygulamalarını kapsar.
7. Tatil/Dinlenme Yeri/Otel/Resort Spa: Bir tatil yeri veya otel
içinde yerleşik şekilde profesyonelce yönetilen spa hizmetlerinin, sağlık
ve iyileştirme ünitelerinde spa mutfağı menü seçeneklerinin günlük veya
daha uzun süreli sunulması olup wellness ve fitness hizmetlerinin de
sunulmasını kapsar.
ETKİN BİR KAPLICA TEDAVİS NASIL OLMALIDIR?
————————————————————————–
Etkin bir kaplıca tedavisi, konu ile ilgili uzman doktorun
yönlendirmesi ve yetkili doktorun gözetiminde yapılmalıdır.
Kaplıca kür tedavisi yetkili olan doktor tarafından
düzenlenmeli ve takip edilmelidir. Ayrıca aşağıda belirtilen
genel mahiyetteki hususlar tavsiye edilmektedir.
Banyo suyunun sıcaklığı 34-36 ºC, 36-38 ºC, 40-42 ºC olmalıdır.
**Banyo sayısı haftada 3-6 gün arasında değişebilir.
**Günde tek veya iki banyo uygulanabilir.
**Yeterli sıvı desteği sağlanmalıdır.
**Kürde toplam banyo sayısı 15-20 arasında olabilir. Banyo kürünün süresi en az 2, en çok 6 hafta sürer.
**Termal havuz içinde yüzülmemeli, fazla hareket etmeden
dik veya oturur pozisyonda durulmalıdır.
**Su içi egzersiz yapılacaksa vücudun ne sıcak ne de soğuk
hissettiği 34-35 ºC veya daha düşük sıcaklıklarda sular
kullanılmalıdır. Kesinlikle daha sıcak sularda egzersiz
yapılmamalıdır.
**Kişi banyodan sonra mutlaka iyice kurulanmalı ve termal
konfor koşullarına uygun ısıtılmış (24-25 ºC) bir odada
yarım ile bir saat kadar dinlenmelidir.
**Dinlenmeden sonra kişi masaj ve egzersize alınabilir veya
sportif aktivitelere katılabilir.
KAPLICA NASIL UYGULANIR
—————————————–
Suyun Sıcaklığı
———————
Kaplıcada, banyo suyunun sıcaklık derecesi de tedavinin önemli faktörlerinden
biridir.
Genel olarak, banyo suyunun sıcaklık derecesi vücut hararetinde, 36 0-380 C derecede bulunması gerekir. Ancak, su ne kadar sıcaksa o kadar faydalıdır inancı yaygındır. Yanlış olan bu görüş yüzünden, sıcak sularda haşlananlar pek çoktur.Sıcaklık 380-450C dereceyi geçmemelidir.
Ayrıca, alışkanlıklar, vücut örtüsündeki yağ tabakasının kalınlığı, kan
dolaşımının normal olup olmadığı da kişinin sıcaklığa karsı göstereceği tepkiyi etkiler.
SUYUN FİZYOLOJİK ETKİLERİ
—————————————————-
Dolaşım sisteminde kalbe dönen kan miktarı ile akciğere dönen kan miktarı artar. Kalp daha güçlü kasılır. 33ºC-35ºC’de %30-35, 37ºC’de %80, 39ºC de %120′ye kadar artar. İçine girilen suyun sıcaklığı arttıkça kalbin pompaladığı kan miktarında da artış olur. 33ºC-35ºC’de %50, 37ºC-39ºC de %70′e kadar yükselir. Sıcak suya ilk girişte kalp hızı artar. Nötral ısılarda 37ºC-39ºC de 10-35/dk kadar minimal değişiklik olur. Su sıcaklığı arttıkça ve suda kalış süresi uzadıkça TA düşer. Kalbe dönen kan miktarının artmasıyla otonom sinir sistemi devreye girer ve periferik vasküler direnci düşürerek kan basıncını regüle eder. 40ºC üzerindeki sıcaklıklarda ve 10 dakikadan uzun süren, 20 dakikalık, yarım saatlik banyolarda kalp-dolaşım-solunum sistemleri
üzerinde yüklenmeler gelişmektedir. Örneğin; kalp atım sayısı artar, taşikardi olur, tansiyonda aşırı yükselme ve düşme olabilir. Pıhtılaşma bozukluğu sorunu yaşanabilir, dakika solunum sayısı artar, nefes alıpvermede zorlanma olabilir.Vücut sıcaklığında iki dereceye bağlı yükselmelerle termal stres oluşmaktadır.Bu nedenle, en ideal su sıcaklığı derecesi 36ºC-38ºC derecedir. Yararlı etkiyi gösteren çalışmalar bu sıcaklıklarda yapılmıştır. Ancak bazı durumlarda biz kaplıca uzmanı çalışmalar bu sıcaklıklarda yapılmıştır. Ancak bazı durumlarda biz kaplıca uzmanı hekimler 40ºC banyoları önerilebilir. Ama bu, fiziksel durumu uygun olan hastalarda
uygulanabilir.
KAPLICALARDAKİ SAKINCALI DURUMLAR
————————————————————–
Aşağıdaki hastalıklar kendisinde mevcut olan kişilere uzmanlar şifalı suları ve
kaplıcaları önermemektedirler.
1. Ateşli hastalıklara tutulanlar
2. Ameliyat geçirmiş,henüz yarası kapanmamış olanlar
3. Kanamalı hastalıkları olanlar
4. Kanserliler ve tüberküloz hastaları, saralılar
5. Hamile kadınlar,doğum yapmış loğusa kadınlar ve adetli kadınlar
6. Siroz hastası olanlar, Astım hastası olanlar, İdrar zorluğu olanlar
7. Yüksek ve değişken tansiyonlu olanlar
8. Yaşı küçük olanlar ve zararlı akil hastaları.
KAPLICA NASIL UYGULANIR
—————————————-
1. Dış uygulamalar
Banyolar
a) Tam banyo(Havuzda omuz hizasına kadar suya girme şeklinde)
b) Dörtte üç banyo ( sekizinci kaburga hizasına kadar suya girme şeklinde)
c) Yarım banyo( göbek hizasına kadar suya girme şeklinde)
d) Lokal banyo( Kol veya bacaklara lokal olarak uygulama şeklinde )
e) Duşlar
2. İç uygulamalar
a) İrrigasyonlar ( Ağız,burun,boğaz,bağırsak yıkamaları şeklinde )
b) Mineralli suların içilmesi
c) İnhalasyon ( Minerali suların buhar ve aerosol haline getirilerek solunum yollarına
uygulanması şeklinde )
KAPLICA TEDAVİSİ UYGULAMA ÖZELLİKLERİ NELERDİR
———————————————————————————–
* Banyo suyunun sıcaklığı tercihe göre 34-36 ºC , 36-38 º C , 40 º C olmalıdır.
* Banyo sayısı haftada 4-7 gün arasında değişebilir
* Banyo süresi ortalama 15-20 dakikadır.Tercihen bazı sularda 30-40 dakikaya kadar uzatılabilir.
* Günde tek veya iki banyo uygulanabilir.
* Kürde toplam banyo sayısı ortalama 15-20 ‘ dir.Banyo kürünün süresi en az 2,en çok 6 hafta sürer.
* Yeterli sıvı desteği sağlanmalıdır.
* Termal havuz içinde yüzülmemeli,fazla hareket etmeden dik veya oturur pozisyonda
durulmalıdır.
* Su içi egzersiz yapılacaksa vücudun ne sıcak ne de soğuk hissettiği 34-35 º C veya
daha düşük sıcaklıklarda sular kullanılmalıdır.Kesinlikle daha sıcak sularda egzersiz yapılmamalıdır.
* Kişi banyodan sonra mutlaka iyice kurulanmalı ve termal konfor koşullarına uygun
ısıtılmış ( 24-25 º C sıcaklıkta ) bir odada yarım ile bir saat kadar dinlenmelidir.
* Dinlenmeden sonra kişi masaj veya egzersize alınabilir veya sportif aktivitelere
katılabilir.Yine bu arada kişiye gerekirse fizik tedavi modaliteleri de uygulanabilir.
Banyoların Süresi:
————————–
Kaplıcada ilk banyonun, on dakikalık bir süreyi kapsaması genellikle
kabul edilmiştir. İkinci günden itibaren bu süre arttırılır ve yârim saate kadar uzatılır
görüsü ağırlıktadır. Banyolar, kesinlikle sabahları aç karnına ya da hafif bir kahvaltı-
dan bir saat sonra veya aksamları yemekten iki saat önce alınmalıdır.
Banyodan sonra biraz dinlenme ve istirahat gerekir. Yatakta terleme süresi geçmeli,
terli çamaşırlar değiştirildikten sonra kısa bir yürüyüş yapmalıdır.
Banyolara tok karnına girmek sakıncalıdır.
Dört-beş banyodan sonra özellikle içme için tedavide kasınmaya benzer durumlar
ortaya çıkabilir. Bunlar önemsizdir. Bir süre sonra kaybolur.
Günde en çok iki banyo tercih edilmelidir. Ağır hamur tatlılardan uzak durmalı, yağsız
ızgara ve haşlamalar yenilmelidir. Özellikle taze ekmekten kaçınmalıdır. Bol sebze
yemekleri ve meyve yemenin faydaları bilinmektedir.
Sıvı ihtiyacını maden sularından veya normal içme suyundan karşılamakta fayda vardır.
KAPLICA TEDAVİSİNİN ZARARLI OLDUĞU DURUMLAR
—————————————————————————–
Uzman bir doktorun yönlendirmesi söz konusu değilse,
aşağıdaki durumlarda kaplıca tedavisi kesinlikle
uygulanmamalıdır.
-Hastalıkların akut (alevlenme) dönemlerinde,
-Ateşli, infeksiyöz hastalıklarda,
-Dekompanse organ yetersizliklerinde (örneğin kalp, böbrek,
karaciğer gibi organların yetersizliklerinde),
-Aktif tümör varlığında,
-Herhangi bir iç organın infeksiyöz hastalıklarında (örneğin
sarılık, plörezi, nefrit vb.)
- Aktif ülser olgularında,
- Kanama ile seyreden hastalıklarda.
Sonuç olarak doktor tarafından önerilmemişse ve kaplıcada
doktor kontrolü yoksa kaplıca tedavisi yapılmamalıdır.
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞININ YAKLAŞIMI
———————————————————————-
Ülkemizdeki öz ve yenilenebilir olan jeotermal kaynakların daha etkin ve verimli
kullanmasına yönelik olarak geleneksel kaplıca kullanımından farklı bir anlayış ve yaklaşım
geliştirilmeye çalışılmaktadır. Termal turizmin geliştirilmesi yönünde kür parkı, kür
merkezi ve konaklama entegrasyonu sağlayan tesisleri bünyesinde bulunduran uluslararası
standartlara sahip nitelikli tesislerin sayısı ile birlikte, turizm geliri ve turist sayısının
arttırılması hedeflenmektedir.
Termal turizmdeki anlayış, termal sularımızın yıkanma amaçlı kullanımı dışında insan sağlığı,
zindelik, rekreasyon, eğlence, dinlence ve spor tesisleri gibi imkanların yer aldığı ve 12 ay
boyunca hizmet verebilen tesisler yaratmaktır. Sağlık ve termal turizmine yönelik
çalışmalar Bakanlığımızın turizmin çeşitlendirilerek ülke geneline yayılması politikası içinde
önemli yer tutmaktadır.
Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi ve Turizm Merkezleri tespitinde; ülkenin
doğal, tarihi, arkeolojik ve sosyo-kültürel turizm değerleri, termal, kış, av ve su sporları ile
sağlık turizmi ile mevcut diğer turizm potansiyeli dikkate alınmaktadır. Bakanlığımızca
termal alanların koruma-kullanma dengesi çerçevesinde planlanması hedeflemekte olup bu
çalışmalara öncelik verilmektedir.
Termal Turizm Kentleri Projesi
——————————————
Sağlık ve termal turizmin geliştirilmesi amacıyla Bakanlığımızca başlatılan “Termal Turizm
Kentleri Projesi” kapsamında ülkemizdeki jeotermal potansiyeller dikkate alınarak bölgesel
olarak yeni alanlar tespit edilmiştir. Bu çalışma kapsamında jeotermal kaynak potansiyelinin
belirlenmesi ve buna bağlı olarak belirlenecek öneri alanlarda mülkiyet araştırmasının
yapılması, altyapı imkanlarının saptanması, alternatif turizm türleriyle ilişkilendirilmesi ve
sonucunda termal amaçlı gelişim stratejilerinin belirleneceği araştırma raporu, il termal
master planı ve bölge termal master planı hazırlanarak belirlenen alanlarda çevre düzeni
planlarının hazırlanması Bakanlığımızca Türkiye Kalkınma Bankası aracılığı ile hizmet alımı
şeklinde yapılmaktadır. Bu çalışmaya veri teşkil etmek üzere MTA Genel Müdürlüğü ile
yapılan protokol sonucunda söz konusu illerde bulunan jeotermal sahalara ilişkin olarak
ayrıntılı teknik bilgi ve etütler sağlanmaktadır.
Diğer turizm türleri ile entegre olabilecek ve destinasyon oluşturabilecek kapasiteye
sahip olan öncelikli geliştirilecek bölgeler aşağıda belirtilmektedir:
• Güney Marmara Termal Turizm Bölgesi
(Çanakkale, Balıkesir. Yalova)
• Frigya Termal Turizm Bölgesi
(Afyonkarahisar, Kütahya, Uşak, Eskişehir, Ankara)
• Güney Ege Termal Turizm Bölgesi
(İzmir, Manisa, Aydın, Denizli)
• Orta Anadolu Termal Turizm Bölgesi
(Yozgat, Kırşehir, Nevşehir, Niğde)
Bu çalışma sonucunda elde edilecek bilgi ve deneyimler tüm ülke geneline yansıtılarak
çalışma genişletilecektir. Bu bölgelerin her birinin destinasyon merkezi olarak
geliştirilmesi ve bu bölgeler içinde termal kaynaklı tesisler başta olmak üzere golf, doğa
turizmi, su sporları vb. turizm türleri ile bütünleşmesi ve yakın çevredeki diğer kültürel ve
doğal değerlerle de ilişkilendirilmesi hedeflenmektedir. Bu bölgeler içinde yer alan
jeotermal kaynak odaklı „Turizm Merkezi’ ve/veya “Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim
Bölgesi” ilan edilebilecek alanların belirlenerek fiziki planlarının tamamlanmasından sonra
turizm yatırımcılarına tahsisini kısa bir sürede gerçekleştirilmesine çalışılmaktadır.
NE DEDiLER?
———————-
R e c e p T a y y i p E R D O Ğ A N( T . C .B a ş b a k a n ı )
———————————————————————————–
“Türkiye jeotermal kaynaklar açısından dünyanın en zengin 7 ülkesi arasında yer
almaktadır. Bu tesisleri de geliştirmeye başladık, hedefimiz Türkiye’yi dünyanın
en büyüktermal destinasyon ülkesi haline getirmektir.”
“Sağlık turizmi son yıllarda ağırlığı gittikçe artan, büyüme potansiyeli yüksek, tek
başına bir sektör haline gelebilecek bir alan olmuştur. Önümüzdeki günlerde
Türkiye’yi sağlık turizmi alanında önemli ülkelerden biri haline getirmek için
çalışacağız.”
Prof.Dr.Recep AKDAĞ (T.C.SağlıkBakanı)
————————————————————
“Sağlık ve ulaşım açısından sınırlar artık çok belirleyici değil ve hastalar sadece
kendi ülkelerinde değil, başka ülkelerde de doktor seçme özgürlüğüne ulaştı.
Türkiye’de hem misafirperverlik hem hizmet kültürü bununla birlikte iyi bir sağlık
sistemi ve ekonomik fiyat uygulaması var. Bütün bunlar bir araya geldiği zaman
sağlık turizmi özelliklede yaşlı turizmi açısından yapabileceğimiz çok iş olduğunu
görüyoruz”
“Türkiye gibi gelişen ve Avrupa değerlerine entegrasyonunu sağlamış olan bir
ülkenin sahip olduğu genç nüfus sadece kendisi için değil komşu ülkeleri ve diğer
Batılı ülkeler açısından da bir fırsat teşkil etmektedir”
Ertuğrul GÜNAY(T.C.KültürveTurizmBakanı)
———————————————————-
“Sağlık ve termal imkânları Türkiye’nin yeni yeni farkına varmaya başladığımız
zenginlikleri olarak hepimizin ilgisini çekiyor. Türkiye’nin termal konusunda
Avrupa’yla kıyaslanamayacak kadar zengin, önemli kaynaklara sahip olduğu herkes
tarafından biliniyor. Sağlık turizmi ülkemiz için çok önemli turizm destinasyonu olacaktır”.
İsmet YILMAZ (T.C.Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı)
——————————————————————————–
“ Dünyada yaşlı nüfusun artmasına paralel tedavi maliyetlerinin artması bize
sağlık turizmi konusunda apayrı bir fırsat sunuyor. Sağlık ve turizm sektörünün
aktif sinerjisine yenilikçi açılımlar, uluslararası değer yaratan iletişim ve
işbirliğine ihtiyaç vardır. Bunun için sağlıklı bir sağlık turizmi destinasyonu
gerekmektedir.Bu doğrultuda bakanlığımızda çalışmalar başlatılmıştır.”
“ Ülkemizde yer alan uluslararası standartlardaki sağlık kuruluşları ve termal
tesisler tüm dünyanın ilgisini çekiyor. Son yıllarda dünyanın çeşitli ülkelerinden
tedavi için medikal turizm, termal turizm ve yaşlı turizmi için Türkiye’yi tercih
etmeye başladığını görüyoruz.”
B a ş a r a n U L U S O Y ( T U R S A B B a ş k a n ı )
————————————————————————
“ Avrupa’da sağlık turizminin yıllık cirosu 55 milyar Euro’dur. Biz en azından
bunun %2 ’sini almalıyız. Komşularımızın nüfusu 450 milyon civarındadır. Bunların
%2′ni sağlık turizmi için ülkemize gelmesini hedefliyoruz.”
“ Türkiye’nin geleceği turizmdedir. Bu alanda sağlık turizmi çok önemlidir. Sağlık
turizmi açısından bizler ve acentelerimiz eğitilmiş eleman yetiştirmeliyiz.”
CAZİP FİKİRLER forum sayfasında LOKMAN HEKİM BÖLÜMÜMÜZE GİDİN TIKLAYIN
CAZİP FİKİRLER forum sayfasında SAĞLIK BÖLÜMÜMÜZE GİDİN TIKLAYIN
CAZİP FİKİRLER forum sayfasında ŞİFALI BİTKİLER BÖLÜMÜMÜZE GİDİN TIKLAYIN
****************************************************************



























Yorum Yapin